13 Kasım 2014 Perşembe

HAYAT




Yaşanılan her şey boşuna yaşanmaz, karşına çıkan kimseler boşu boşuna çıkmaz. Ya hemen anlarsın ya da zaman gerekir anlaman için. Olgunlaşmak kolay iş değildir, yanmak gerekir ışık olabilmek icin. Sabır gerekir, tevekkül gerekir. Rabbinin yolundan ayrılmamaya söz vermek gerekir. Eksikliklerin olsa da günahlara dalmış olsan da . Tövbe yolu her zaman açıktır, yaradan sabırla bekler seni. Umutsuzluğa yer olmamalı bir müslümanda. Bir bitisin ardından yeni merhabalar ,yeni başlangıçlar vardır. Daha güzelini daha hayırlısını saklarda biz goremeyiz çoğu zaman. İnsanoğlu sabırsızdır, hemen olsun ister. Hayatına öyle bir insan girer ki yaradanı hatırlatır sana, sözleri yüreğini dağlar. Hayatına boşu boşuna girmez hiç kimse. Mutlaka bir eksikliğini tamamlar , o en guzel yerde bulusabilmek adına yoldaşlık eder. 
F. Abiş

5 Şubat 2014 Çarşamba

NUBUK KUMAŞTAN ELBİSE


KIZIMA ELBİSE DİKTİM,NUBUK KUMAŞTAN DİKİŞİ BİRAZ ZOR OLDU AMA SONUÇ HERŞEYE DEĞDİ:))

TRT ANADOLU/DİYANET TV DE YAPTIĞIM İŞLER




TRT ANADOLU/DİYANET TVYE ÇIKIYORUM ,ÇOK ŞÜKÜR 7. CANLI YAYINI DA YAPTIK:))TELEVİZYONDA YAPTIĞIM DEKORATİF BANYO SÜSLERİ VE HAVLULARIM,SABUNLARA  ÖZEL LASTİKLİ ORGANZE DANTELLİ SÜSLER YAPTIK,SEPET KAPLAMA YAPTIM...

4 Aralık 2013 Çarşamba


Dizinde dermanın bittiği vakitte;
Gönlünde yeşeren yarındır sabır
Yıkıldığın her an, 
Yok olmadığına şükret...
Yüreğine güneş koy, 
Yüreğine bulut koy, 
Yüreğine yıldız koy, 
Yüreğine sabır koy ve Yola devam et..

(ALINTI)




BUNU OKUMAK SİZE İYİ GELECEK..


BUNU OKUMAK SİZE İYİ GELECEK.. Ne zaman; hayatında bazı şeyler çekilmez hale gelirse, Ne zaman; yirmi dört saat kısa gelmeye başlarsa, O zaman; kavanoz ve iki fincan kahveyi hatırlayınız… İşte kavanoz ve iki fincan kahvenin hikayesi Bir gün bir felsefe profesörü, elinde bazı malzemelerle derse gelir. Ders başladığında; hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe kavanozunu alır. Sonrada kavanozu ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ardından öğrencilerine kavanozun dolup dolmadığını sorar… Bütün öğrenciler hep bir ağızdan dolduğunu söylerler. Bunun üzerine; profesör önündeki kutulardan birinden aldığı çakıl taşlarını, kavanoza döker. Çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurmaya başlar. Profesör yeniden kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler yine hep birlikte; ‘evet doldu’ derler. Profesör bu defa da, masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Profesör yine aynı soruyu sorar. Öğrenciler de yine koro halinde ‘evet doldu’ derler. Profesör bu kez ise masanın altında hazır bekleyen iki fincan kahveyi alır. Başlar kahveyi kavanozun içine dökmeye. Bu kez de kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Bunun üzerine öğrenciler gülmeye başlar… Ardından profesör öğrencilerine nasihat etmeye başlar; ‘Bu kavanoz sizin hayatınızdır. Tenis topları; Hayatınızdaki önemli şeylerdir. Yani aileniz, çocuklarınız, sağlığınız, arkadaşlarınız gibi. Diğer şeyleri kaybetseniz de, bunlar hayatınızı doldurmaya yeter. Çakıl taşları ise; Sizin için daha az önemli olan diğer şeylerdir. Yani işiniz, eviniz, arabanız gibi. Kum ise; diğer ufak tefek şeylerdir. şayet kavanoza önce kum doldurursanız; Çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yeterli yer kalmaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi; ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz; Bu defa da önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önemli olan şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sağlığınıza dikkat edin. Sevdiklerinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin. Gerisi hep kumdur…’ Bu arada bir öğrenci merakla şu soruyu sorar; ‘Hocam peki, o iki fincan kahve nedir?’ Profesör gülerek cevaplar; ‘Bu soruyu bekliyordum. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun; Her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar yer vardır…(ALINTI)

ÇARŞIDAN ALDIM BİR TANE EVE GELDİM BİN TANE


                   Kış mevsiminin en güzel en şifa dolu meyvesi narın birbirinden  güzel resimleri,yaradan ne güzel yaratmış:) 


Sağlığımız için faydalarını eklemeden olmaz:)
narın faydaları

Nar taneleri ve suyu pek çok derdin devasıdır.

Yaz mevsiminde serin meyve suyuveya ferahlatıcı bir kokteyl olarak tüketilen nar, sağlık bakımındanda özellikle kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir.

Narın insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir ´ilaç´, hatta antibiyotik olan nar,özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor.

İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesiniengelliyor.´

Latince adı ´Punica Granatum´ olan nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sisteminigüçlendiriyor.

10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan
Yapılan araştırmalarda narsuyunun cilt kanserine veerkeklerde prostat kanserine karşıkoruyucu etkisinin görülmüştür.

Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunusıkarak tüketmek son dereceönemli.

Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını,özellikle de kalbi koruması.

Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, ´ACE´ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geridebırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcıksuyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Tüm bu özellikleriyle adeta bir ´ilaç´ ve doğal antibiyotikgörünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.
Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor.

Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliği sahip.

Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor´.

Beslenmede yer almalı

Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor.

Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır.

Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir.

Narın faydaları:

Nar suyu dişeti iltihaplarını giderir.
Yüksek tansiyonu düşürür.
Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
Enerji verir, yorgunluğu giderir
İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır.
Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir.

13 Kasım 2013 Çarşamba

KALAN KOT KUMAŞLARA BAKIN:))




KALAN MALZEMELERİ HİÇTE HAFİFE ALMAMAK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNENLERDENİM HELE KOT KUMAŞ OLUNCA :))))))
"Yarım somunun var mı? 
Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
Keyfine bak..!!
En hoş dünyası olan sensin.”

- Ömer Hayyam
"Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın…” 

Elif Şafak - Pinhan.

SONBAHARIN DAYANILMAZ MANZARASI